(0262) 644 10 54
·
info@aydinhukuk.com.tr
·
Pazartesi-Cuma 09:00-18:00
Bize Ulaşın

12. YARGI PAKETİ: HUKUK, CEZA VE İDARİ YARGIDA YENİ DÖNEM

7589 Sayılı Kanun’un Getirdiği Düzenlemeler ve Uygulamaya Etkileri

Kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda 16 Temmuz 2026 tarihinde kabul edilmiş ve 7589 sayılı Kanun numarasını almıştır. Bununla birlikte, 28/07/2026 tarihi itibariyle TBMM’nin resmî kayıtlarında Resmî Gazete yayım tarihi ve sayısı henüz yer almamaktadır. Bu nedenle Kanun, TBMM’de kabul edilerek kanunlaşmış olmakla birlikte henüz yürürlüğe girmemiştir.

Kanunun temel amacı; yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması, hukuk ve idari yargılama usullerinin sadeleştirilmesi, kanun yolu sisteminin daha işlevsel hâle getirilmesi, icra satışlarının etkinleştirilmesi ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararları nedeniyle doğabilecek hukuki boşlukların giderilmesidir.

Paket; İcra ve İflâs Kanunu, Noterlik Kanunu, Danıştay Kanunu, İdari Yargılama Usulü Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Türk Medenî Kanunu başta olmak üzere çok sayıda temel kanunda değişiklik yapmaktadır.

DÜZENLEMELERİN GENEL HARİTASI

                    12. YARGI PAKETİ

                           │

       ┌───────────────────┼───────────────────┐

       │                   │                   │

       ▼                   ▼                   ▼

 HUKUK YARGISI        CEZA YARGISI       İDARİ YARGI

       │                   │                   │

       ├─ Belirsiz         ├─ HAGB            ├─ Tek hâkim

       │  alacak davası    ├─ IBAN/hesap       ├─ İstinaf

       ├─ Kısmi dava       │  kullandırma      ├─ Temyiz

       ├─ Duruşma süresi   ├─ Genetik veri     └─ Danıştay

       ├─ Kanuni faiz      ├─ Kaçak sanık

       └─ Tazminat faizi   └─ Başsavcılık itirazı

Paketin ağırlık merkezini genel af veya infaz indirimi değil, yargılama usullerinin yeniden düzenlenmesi oluşturmaktadır. Kabul edilen metinde genel veya özel af, bütün hükümlüleri kapsayan bir ceza indirimi ya da genel nitelikte yeni bir denetimli serbestlik düzenlemesi bulunmamaktadır.

HUKUK YARGILAMASINDAKİ DEĞİŞİKLİKLER

Belirsiz Alacak Davasının Kaldırılması

Kanunun en önemli değişikliklerinden biri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davasının yürürlükten kaldırılmasıdır.

Belirsiz alacak davası, davacının dava açıldığı tarihte alacağın miktarını tam ve kesin olarak belirleyemediği hâllerde, asgari bir miktar üzerinden dava açmasına ve alacağın miktarı belirlendiğinde talebini artırmasına imkân vermekteydi.

Yeni sistemde belirsiz alacak davasının yerine, kısmi dava içerisinde uygulanacak özel bir talep artırımı yöntemi getirilmektedir.

Geçiş süreci

Dava, yürürlük tarihinden önce açılmışsa

                  │

                  ▼

HMK m.107 uygulanmaya devam eder

Dava, yürürlük tarihinden sonra açılmışsa

                  │

                  ▼

Belirsiz alacak davası açılamaz

                  │

                  ▼

Kısmi dava ve yeni talep artırımı sistemi uygulanır

Kanundaki açık geçiş hükmü uyarınca, HMK m.107’nin yürürlükten kaldırılmasından önce açılmış belirsiz alacak davalarında eski düzenleme uygulanmaya devam edecektir.

Kısmi Davada Bir Defaya Mahsus Talep Artırımı

HMK m.109’a eklenen düzenlemeyle, alacağın yalnızca bir kısmının dava edildiği hâllerde davacıya:

  • Tahkikat sona erinceye kadar,
  • Aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere,
  • İddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın,

talep miktarını artırma hakkı tanınmaktadır.

Daha da önemlisi, artırılan kısım yönünden zamanaşımı, talep artırma tarihinden değil, davanın ilk açıldığı tarihten itibaren kesilmiş sayılacaktır.

Duruşmalar Arasındaki Süre Üç Ayı Geçemeyecek

HMK m.147’ye eklenen hüküm uyarınca, duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç aydan daha uzun olamayacaktır.

Ancak bilirkişi incelemesinin uzaması, istinabe yoluyla işlem yapılması veya işin niteliğinden kaynaklanan başka bir zorunluluk bulunması hâlinde hâkim, gerekçesini göstermek suretiyle daha uzun bir duruşma aralığı belirleyebilecektir. Düzenlemenin amacı, özellikle duruşmaların altı ay veya daha uzun aralıklarla ertelenmesi nedeniyle oluşan yargılama gecikmelerini azaltmaktır.

Birleştirme ve Ayırma Kararları

Aynı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülen davalar hakkında verilen birleştirme kararlarına karşı yalnızca istinaf yoluna başvurulabilecektir.

İlk derece mahkemelerinin ayırma kararları ile bölge adliye mahkemelerinin birleştirme ve ayırma kararları ise ancak nihai hükümle birlikte kanun yolu incelemesine taşınabilecektir.

Bununla birlikte, birleştirme veya ayırma konusundaki hukuka aykırılık tek başına bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılması veya Yargıtayda bozma sebebi oluşturmayacaktır.

Bölge Adliye Mahkemesi Kararlarında Temyiz

Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul ederek yeniden esas hakkında karar vermesi hâlinde, kabul veya reddedilen bölüm istinaf parasal sınırını aşıyorsa karar temyiz edilebilecektir.

Ancak ilk derece mahkemesi kararı ile bölge adliye mahkemesi kararı arasındaki farkın istinaf sınırını geçmemesi veya kararın yalnızca vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin olması durumunda temyiz yolu kapalı olacaktır.

KANUNİ FAİZ SİSTEMİNDE DEĞİŞİKLİK

Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 1. maddesi yeniden düzenlenmektedir.

Türk Borçlar Kanunu veya Türk Ticaret Kanunu uyarınca faiz ödenmesi gereken ancak faiz oranının sözleşmede belirlenmediği hâllerde uygulanacak yıllık faiz oranı, sabit bir oran olmaktan çıkarılmaktadır.

BEDENSEL ZARAR VE DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATLARI

Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine eklenen hükümlerle çalışma gücünün azalması veya kaybı ile destekten yoksun kalmadan doğan zararların faiz başlangıçları yeniden düzenlenmektedir.

Ayrıca tahkikat başlayıncaya kadar tazminatın ifası amacıyla yapılan ödemeler, ödeme tarihine göre hesaplanacak toplam tazminattan oransal olarak mahsup edilecektir.

Bu düzenleme, trafik kazaları, iş kazaları, meslek hastalıkları ve ölüm nedeniyle açılan destekten yoksun kalma davalarında hesaplama yöntemlerini ve faiz taleplerini önemli ölçüde etkileyecektir.

Geçiş hükmü uyarınca yeni tazminat sistemi yalnızca düzenlemenin yürürlüğe girmesinden sonra meydana gelen haksız fiil veya zarar doğuran olaylara uygulanacaktır. Önceki olaylarda eski hükümler uygulanmaya devam edecektir.

İCRA SATIŞLARI VE MİRASÇILARA ÖNCELİK

Mirasçılar Arasında İlk Artırma

Tüm maliklerin taşınmazı miras yoluyla edindiği ve taşınmaz üzerinde mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkı bulunmadığı durumlarda, ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilirse ilk artırma yalnızca malik olan mirasçılar arasında yapılacaktır.

Bu özel artırmada teklifin, taşınmazın muhammen bedelinin yüzde yüzünü aşması gerekecektir. Özel artırma yöntemi yalnızca bir defa uygulanacak; satış gerçekleşmezse ikinci artırma genel hükümlere göre yapılacaktır.

İhale Bedelini Yatırmayan Alıcıya Yaptırım

En yüksek teklifi verdiği hâlde ihale bedelini süresinde yatırmayan kişinin teminatı iade edilmeyecektir.

Buna ek olarak, teklif edilen bedelin yüzde beşi oranında idari para cezası uygulanacaktır. Satış isteyen alacaklının ihale bedelini yatırmaması hâlinde muhammen bedelin yüzde onu kendi alacağından mahsup edilecek ve satış masrafları borçluya yüklenmeyecektir

CEZA HUKUKU VE CEZA YARGILAMASINDAKİ DEĞİŞİKLİKLER

Banka, Ödeme ve Kripto Hesaplarının Kullandırılması

Türk Ceza Kanunu’nun dolandırıcılık suçunu düzenleyen 158. maddesine yeni bir fıkra eklenmektedir.

Dolandırıcılık suçuna iştirak eden kişinin katkısı yalnızca:

  • Banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını,
  • Banka hesabını,
  • Aracı kurum hesabını,
  • Ödeme hizmeti sağlayıcısı hesabını,
  • Kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabı,
  • Bu hesapların kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları,

başkasına vermekten ibaretse verilecek ceza yarı oranında indirilecektir. (

Bu düzenleme bir af veya otomatik cezasızlık hükmü değildir. Failin dolandırıcılık eylemine başka şekillerde katılması, mağdurla iletişim kurması, parayı çekmesi, transferleri yönetmesi veya suç organizasyonu içinde aktif görev alması hâlinde indirim koşullarının oluşup oluşmadığı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilecektir.

Devam eden ve kesinleşmiş dosyalar

Kanunun yürürlüğe girmesinden önce hüküm verilmiş ve dosyası bölge adliye mahkemesinde bulunan kişilerden yeni düzenleme kapsamına girenler hakkında bozma kararı verilerek dosya ilk derece mahkemesine gönderilecektir.

İnfaz aşamasındaki hükümlülerden TCK m.168 uygulanmamış olanlar ise mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içerisinde mağdurun zararını tamamen giderirlerse etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilecektir. Bununla birlikte zarar tamamen giderilinceye kadar infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemeyecektir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun HAGB hükümleri yeniden düzenlenmektedir.

İki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası verilmesi hâlinde, diğer şartların da bulunması durumunda HAGB kararı verilebilecektir.

HAGB için temel olarak:

  • Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm edilmemiş olması,
  • Yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkemede kanaat oluşması,
  • Mağdurun veya kamunun zararının giderilmesi,

gerekmektedir.

Zararın derhâl giderilememesi hâlinde, denetim süresince aylık taksitlerle tamamen ödenmesi koşuluyla HAGB kararı verilebilecektir.

HAGB kararlarına karşı kanun yolu

Yeni sistemde HAGB kararlarına karşı yalnızca şekli bir itiraz incelemesi yerine, istinaf kanun yoluna başvurulabilecektir. Bölge adliye mahkemesi kararları ise kanundaki temyiz şartları çerçevesinde Yargıtay incelemesine konu olabilecektir.

İstinaf ve temyiz mercileri hem usule hem de hükmün esasına ilişkin hukuka aykırılıkları inceleyebilecektir.

Moleküler Genetik İnceleme Verileri

Moleküler genetik inceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılarak özel bir sisteme kaydedilecektir.

Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı veya kovuşturmaya yer olmadığı kararlarında veriler belirli süreçlerin tamamlanmasının ardından derhâl imha edilecek; diğer durumlarda kararın kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl sonra yok edilecektir.

İlgili kişi, verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalktığını veya haklı bir neden bulunduğunu ileri sürerek hâkim veya mahkemeden verinin silinmesini isteyebilecektir.

Kaçak Sanık Hakkında Karar

Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilecek, ancak daha önce sorgusu yapılmamışsa mahkûmiyet veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyecektir.

Bununla birlikte güvenlik tedbirine karar verilebilecek; kaçak sanık veya müdafi savunma hakkını kullanmak istediğini bildirerek yargılamanın yenilenmesini talep edebilecektir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları dışındaki bütün kararlarına karşı dosyanın kendisine tesliminden itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilecektir. Sanık lehine yapılacak itirazlarda süre aranmayacaktır.

Sanık, sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı bulunan kişiler, katılan ve suçtan zarar görenler de Başsavcılıktan itiraz yoluna başvurmasını isteyebilecektir.

DARİ YARGIDAKİ DEĞİŞİKLİKLER

Tek Hâkimle Görülecek Davaların Genişletilmesi

Düzenleyici işlemlere karşı açılan davalar hariç olmak üzere, konusu 486.000 TL’yi aşmayan iptal ve tam yargı davaları tek hâkim tarafından karara bağlanacaktır.

Bunun yanında aşağıdaki uyuşmazlıklar da tek hâkim tarafından çözümlenecektir:

  • Öğrencilerle ilgili sınıf geçme, not, yurt, kredi ve burs işlemleri,
  • Uzaklaştırma ve ilişik kesme dışındaki öğrenci disiplin cezaları,
  • Kamu görevlilerinin geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemleri,
  • Kamu görevlilerine verilen uyarma cezaları,
  • Meslek kuruluşlarının mesleki faaliyeti engellemeyen disiplin cezaları,
  • 65 yaş aylığına ilişkin uyuşmazlıklar.

Bölge İdare Mahkemesinin Dosyayı Geri Göndermesi

Bölge idare mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak dosyayı yeniden karar verilmek üzere geri gönderebileceği hâller sınırlı şekilde sayılmaktadır.

Dosyanın geri gönderilebileceği başlıca hâller; görevsizlik veya yetkisizlik, reddedilmiş hâkimin davaya bakması, dilekçenin reddedilmesi gerekirken esasa girilmesi, eksik veya yanlış hasım, talep hakkında karar verilmemesi, gerekli keşif veya bilirkişi incelemesinin yapılmaması ve zorunlu duruşmanın yapılmamasıdır.

Keşif, bilirkişi veya duruşma eksikliğinin bulunması hâlinde bölge idare mahkemesi bu eksikliği kendisi de giderebilecektir. Sayılan hâller dışında dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilemeyecektir.

İdari Yargıda Temyiz Sistemi

Bölge idare mahkemesinin ilk derece kararını kaldırarak yeniden verdiği kararlar, kural olarak tebliğden itibaren otuz gün içinde Danıştayda temyiz edilebilecektir.

Ancak tek hâkimle görülen davalar, 3091 sayılı Kanun’dan doğan uyuşmazlıklar, yabancılar ve uluslararası koruma uyuşmazlıkları, sadece vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kararlar ile kanunda belirtilen parasal sınırın altında kalan bazı kararlar temyiz edilemeyecektir.

NOTERLİK, ADLİ TIP VE BİLİRKİŞİLİK

Noterlik Evraklarının Elektronik Gönderimi

Mahkeme, sulh ceza hâkimliği veya Cumhuriyet başsavcılığı noterlik evrakının aslını istediğinde noter, evrakın onaylı örneğini noterlikte saklayarak aslını ilgili mercie gönderecektir.

Evrakın onaylı örneğinin istendiği durumlarda belge taranarak güvenli elektronik imzayla elektronik ortamda gönderilebilecektir.

Bu işlemlerden posta ve belirli yol giderleri dışında harç, vergi, değerli kâğıt ücreti veya başka bir ücret alınmayacaktır.

Adli Tıp Kurumunda Görev Süresi

Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri, grup başkanları ve ihtisas dairesi başkanlarının görev süresi dört yıl olarak belirlenmektedir.

Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte dört yıl veya daha fazla süredir görev yapanların görevleri sona erecek; dört yıldan daha az görev yapanlar ise kalan sürelerini tamamlayacaktır.

Gereksiz Bilirkişi İncelemesi Disiplin Konusu Olacak

Hâkimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenebilecek bir konuda bilirkişiye başvurulması, hâkim ve savcılar bakımından uyarma cezasını gerektiren fiiller arasına alınmaktadır.

Bu düzenleme, bilirkişilerin yalnızca özel veya teknik bilgi gerektiren konularda görevlendirilmesi ilkesini güçlendirmeyi amaçlamaktadır.

SONUÇ

12.Yargı Paketi, kamuoyundaki bazı beklentilerin aksine genel af veya genel infaz indirimi niteliğinde değildir. Paket esas olarak hukuk, ceza ve idari yargılama usullerini yeniden düzenlemekte; yargılamaların hızlandırılması, gereksiz bilirkişi incelemelerinin önlenmesi, kanun yollarının işlevselleştirilmesi ve uygulamadaki belirsizliklerin giderilmesini hedeflemektedir.

Uygulama bakımından en köklü değişikliklerin başında belirsiz alacak davasının kaldırılması ve yerine kısmi dava içinde bir defaya mahsus talep artırımı sisteminin getirilmesi gelmektedir. Bunun yanında kanuni faizin piyasa oranlarına bağlı değişken bir yapıya kavuşturulması, HAGB kararlarına karşı istinaf ve şartları varsa temyiz yolunun açılması, dolandırıcılık suçlarında hesabını kullandıran kişiler yönünden özel ceza indirimi getirilmesi ve idari yargıda tek hâkimle görülecek davaların genişletilmesi önemli sonuçlar doğuracaktır.

Ancak düzenlemelerin somut dosyalara uygulanabilmesi için yalnızca Kanunun TBMM’de kabul edilmiş olması yeterli değildir. Resmî Gazete yayım tarihi, ilgili hükmün özel yürürlük tarihi, geçiş hükümleri ve dosyanın bulunduğu yargılama aşaması birlikte değerlendirilmelidir.

Benzer Konular